Mal Ayrılığı Sözleşmesi Merak Edilenler

Modern dünya ile birlikte evliliklerde de, boşanma veya ölüm halinde tarafların mal varlığı üzerindeki hakları ve paylaşılacak olan mallar belirlenmektedir. Mal rejimi adı verilen bu belgeyi eşler isterse evlilik öncesi veya sonrasında yapabilmektedirler. Mal ayrılığı sözleşmesi, kişinin yeni hayatına başladığında üzerinde bulunan taşınabilir ve taşınamaz malların ve paranın yönetimine karar vermektir. Türk Medeni Kanununa uygun şekilde düzenlenen sözleşme ile kişilerin var olan ya da sonradan edinilen malları nasıl kullanabilecekleri, ayrılık halinde nasıl faydalanabilecekleri belirlenmektedir.

Mal Ayrılığı Sözleşmesinin Yararı Nedir?

Kanunlara göre daha önce yapılmış olan mal ayrılığı sözleşmeleri üzerinde haklı sebepler olduğu takdirde değişiklikler yapılabilmektedir. Mal ayrılığı sözleşmesi özetlenmesi gerekirse, her kişinin kendi mallarından ve borçlarından sorumlu tutulacağını ve olan malların paylaşılmamasını gösterir. Türk Medeni Kanunun 4721 sayılı 242. Maddesi uyarınca, düzenlenmesi yapılmış olan sözleşmelerde eşlerden birisinin kendi varlığı üzerinde yararlanmasını gözetir.

243. Maddeye göre borçlardan sorumluluk ve mülk sahibinin özgülenmesi konusunda, paylaşmalı mal ayrılığına hüküm verilmektedir. Bu kanunlar neticesinde, malın kendisine ait olduğunu söyleyen tarafın bunu ispatlaması istenir. İspatlanamayan mallar ortak mülkiyet olarak anılmaktadır. Mal ayrılığı sözleşmesi ile mallarda olduğu gibi kişiler kendi üzerine olan borçlardan da sorumlu tutulur.

Mal Ayrılığı Sözleşmesi Ne Zaman Ortaya Çıktı?

Türk Medeni Kanununun 4721 sayılı maddesine göre 1 Ocak 2002 tarihinde mal paylaşımına dair değişiklikler gerçekleştirilmiştir. Bundan önceki düzenlemelerde kişilerin herhangi bir talepte bulunmadan kendiliğinden uygulanarak mal paylaşımı yapılmaktaydı. Kişiler evlilik öncesi noter huzurunda yapacakları mal ayrılığı sözleşmesi yapabildikleri gibi, evlenme aşamasında evlendirme memurluğuna bildirecekleri yazıyla birlikte de yapabilmekteler.